top of page
Ara


Temmuz Konuşmaları: 12.07 AYŞIM OKUDAN
Her yazarın bir doğum tarihi vardır; ama her yazarın doğduğu bir mevsim de vardır. Kimi sonbaharın uzun gölgelerinde düşünmeyi öğrenir, kimi ilkbaharın telaşlı filizlenişinde, kimi de yazın ortasında, güneşin zamanı ağırlaştırdığı günlerde. Temmuz Konuşmaları, doğum günlerini yalnızca biyografik bir ayrıntı olarak değil, yazarlığın görünmeyen iklimlerinden biri olarak okumayı amaçlayan bir söyleşi dizisi. Takvimdeki bir günü vesile ederek yazarlara çocukluklarını, yazıyla ilk
Kafekültür Yayıncılık
2 gün önce4 dakikada okunur


KEMENE’NİN İZİNDE: Hafıza, Hayat ve Tarihin İçinden
Kemene, Sinan Kahyaoğlu’nun Kafekültür’de yayımlanan on sekizinci kitabı olarak yalnızca bir derleme değil; uzun yıllara yayılan araştırma, saha çalışması, sempozyum bildirileri ve düşünsel birikimin yoğunlaşmış hali. Bu kitapta yer alan metinler, Türk kültürü, Tahtacı Türkmenler, Kaz Dağı, Orta Asya bağlantıları, inanç sistemleri ve yerel tarihin derin katmanları arasında dolaşıyor. Ama asıl mesele bilgi toplamaktan çok, dağılmış hafızayı yeniden kurmak. Bu, Kafekültür’de ya
Kafekültür Yayıncılık
5 gün önce7 dakikada okunur


Yolun Devamı'ndan...
Emine Ebru iki sene önce yayımladığı Yolculuk romanında biz okurlarına kapıyı da anahtarı da henüz vermemişti, rahatsız olmadık çünkü bunu bilmiyorduk bile. Bu ay yayımlanan Yolun Devamı romanı, yazarın aslında çok dikkat edilmesi gereken “ironik” tanımlamalarına göre hem yazarın kendi edebiyat kariyerinde önemli bir ayraç hem de Türk edebiyatında ironi çağının çoktan başladığının işaret fişeğini ateşliyor. Bir kuple... Hayal Gerçekliktir Fethiye Devlet Hastanesinde polikli
Kafekültür Yayıncılık
5 Tem3 dakikada okunur


Yazarın Eğlenme Özgürlüğü Engellenemez!!!
İroni. Çağın en büyük çözümü… Ortada sorular falan olmasa da – çünkü 21. yüzyıl soruları sorulamayan sorunlar çağıdır – sürekli ironik olmak, davranmak ironik zekâ da denilebilecek bir tutumu ortaya çıkardı kaçınılmaz olarak. Birileri bunun teorisini yazmalı mı emin değiliz; o da ayrı bir ironik sorun… Gelgelelim “yetenekli” yazar Emine Ebru’ya… İki sene önce yayımladığı Yolculuk romanında biz okurlarına kapıyı da anahtarı da henüz vermemişti, rahatsız olmadık çünkü bunu bilm
Kafekültür Yayıncılık
26 Haz4 dakikada okunur


Kafekültür Yaz Kitaplığı
Yaz Rafında On İki Ses Bazı raflar vardır; yalnızca kitapları değil, bir yayınevinin dünyaya nasıl baktığını da gösterir. Kafekültür İlkYaz rafında yan yana duran bu kitaplar ilk bakışta birbirinden uzak görünebilir. Bir tarafta felsefe, diğer tarafta roman; bir köşede çocuk edebiyatı, öbüründe dünya klasiklerinden bir metin. Ancak biraz yakından bakıldığında hepsinin aynı sorunun çevresinde dolaştığı görülür: İnsan kendisini, yaşadığı dünyayı ve başkalarını nasıl anlar? Bu s
Kafekültür Yayıncılık
13 Haz2 dakikada okunur


Bir Öğrenciden Fazlası
Sevgili Çınar Tuna Tanıştığımızda adı Çınar olan ama sonradan Tuna eklenen sevgili öğrencim. Aslında seni görmeden de hakkında az çok bilgim vardı. Nasıl ve nereden bilgim olduğunu sen biliyorsun. Yolculuğumuza başlayalı oldukça uzun geçti. Sona yaklaşıyoruz. Ne girdaplardan geçtik diye düşünüyorum. Birlikte yolculuk etmeye alışmanın başlangıçta zor olduğunu düşünüyorum. Senin için hayatına birisini kabul etmek, güvenmek ona duygularını, beklentilerini anlatmak alışkın olmadı
Kafekültür Yayıncılık
8 Haz3 dakikada okunur


İncir Yarasında
Bir toprak yerinden sökülürken, insan yanında yalnızca eşyasını taşımaz; hatıralarını, suskunluklarını ve yaralarını da beraberinde götürür.
İncir Yarası, Afyon’un Şuhut kasabasından Aydın’ın Germencik ovasına uzanan bir ailenin kuşaklar boyu süren hikâyesini anlatır. Depremler, göçler ve savaşın gölgesinde şekillenen bu hayatlar; toprağa tutunma çabasıyla, geçmişin izlerini geleceğe taşır.
Hacı Ömer’in kurduğu düzen, yaşanan kırılmalarla yeni bir yöne evrilir.
Kafekültür Yayıncılık
26 May3 dakikada okunur


"Ayaküstü" Öyküler
Berna Demir’in ilk kitabı “Ayaküstü”, gündelik hayatın çoğu zaman fark edilmeyen kırılma anlarına odaklanan öykülerden oluşuyor. Balkonlardan izlenen hayatlar, mutfaklarda sıkışan kadınlar, emeğin ağırlığı altında sessizleşen insanlar, kayıplar, ertelenmiş hayatlar ve görünmeden yaşayıp geçen bireyler… Demir, sıradan görünen anların içindeki duygusal yoğunluğu sade ama şiirsel bir dille görünür kılıyor. “Ayaküstü”, büyük olayların değil; küçük anların, biriken duyguların ve i
Kafekültür Yayıncılık
26 May2 dakikada okunur


Kazdağları’ndan Yükselen BİLGECE Düşünce
Sinan Kahyaoğlu ile Felsefenin İnsan Yüzü Tahtakuşlar Köyü’nden başlayıp Antik Yunan’dan yapay zekâ çağının krizlerine uzanan uzun bir düşünce yolculuğu… Sinan Kahyaoğlu, felsefeyi akademik duvarların dışına taşıyarak Edremit Körfezi’nin kahvelerinde, sahillerinde ve insan hikâyelerinde yeniden kuruyor. “İnsan düşündüğü anda zaten felsefenin içindedir” diyen Kahyaoğlu ile; korkuyu, devleti, inancı, özgürlüğü ve modern insanın yalnızlığını konuştuk. Felsefe sizin için akademik
Kafekültür Yayıncılık
24 May5 dakikada okunur


Yaşasın Emek Yaşasın 1 Mayıs!..
Bu dosya, çalışmanın tarihsel ve felsefi arka planını, emek kavramının dönüşümünü ve modern çalışma düzeninin yarattığı yapısal sorunları ele alır. Antik dönemden sanayi devrimine ve dijital çağa uzanan süreçte insanın emekle kurduğu ilişki yeniden değerlendirilir. Marx’ın yabancılaşma kavramı, Thoreau’nun itaatsizlik yaklaşımı ve modern düşüncenin eleştirel çerçevesi üzerinden çalışma hayatının anlamı tartışılır. Türkiye ve dünya bağlamında demokrasi, siyaset ve emek ilişkis
Kafekültür Yayıncılık
30 Nis3 dakikada okunur


Zeplinden Ege'ye
Zeplinden Mektup Sevgili Ege’ye Nasılsın demek istiyorum. Ama fark ettim ki artık ilk cümlem bu değil… Eskiden hep şöyle başlardık: “Nasılsın Ege?” “İyiyim öğretmenim, siz nasılsınız?” Şimdi ise… “Uyudun sandım Ege…” “Uyuyor muydun Ege…” “Nasılsın Reis…” Cümleler değişiyor. Ama içindeki bağ değişmiyor. Hayatımdaki en farklı deneyimlerden birisin. Seni tek kelimeyle anlat deseler… Hiç düşünmeden “Beyefendi” derim. Nazik, kibar, duyarlı… Bugünlerde az rastlanan ne varsa sende v
Kafekültür Yayıncılık
26 Nis3 dakikada okunur


"Açlık" Sanatı
Açlık kitabı, Knut Hamsun tarafından yazılmış, modern edebiyatın en etkili eserlerinden biridir. Roman, bireyin iç dünyasını, psikolojik çözülmesini ve varoluşsal krizlerini merkeze alarak klasik anlatı kalıplarını kırar. Açlık, yalnızca fiziksel yoksunluğu değil; insanın anlam, kimlik ve varoluş arayışını da derinlemesine işler. Hamsun’un sanatı, bilinç akışı, iç monolog ve parçalı anlatım teknikleriyle modernizmin temel taşlarından biri olarak kabul edilir. Bu eser, Franz K
Kafekültür Yayıncılık
21 Nis2 dakikada okunur


Kaybolanlara Açık BAKKAL
Candan Selman’ın Bakkal adlı eseri, gündelik hayatın sıradan görünen anlarını derin, sembolik ve yer yer büyülü bir anlatıyla dönüştüren öykülerden oluşur. Mahalle, hatıra, kayıp, yalnızlık ve içsel boşluk gibi temalar etrafında şekillenen metinler, karakterlerin psikolojik kırılma anlarına odaklanır. Her öykü, basit bir olaydan yola çıkarak insanın iç dünyasına açılan katmanlı bir yolculuğa dönüşür; okuru, görünmeyeni fark etmeye ve eksiklikle yaşamayı anlamaya davet eder.
Kafekültür Yayıncılık
9 Nis3 dakikada okunur


Pakildas Kış sayısı çıktı.
Kafekültür Yayıncılık’ın periyodik dergisi Pakildas, ikinci sayısıyla yalnızca bir devam sayısı değil; editoryal çizgisini belirginleştiren, tematik derinliğini genişleten ve güncel tartışmaları merkezine alan bir eşik metni olarak okurun karşısına çıkıyor. 2026 Kış sayısı, içerik çeşitliliği kadar kurduğu düşünsel omurga ile de dikkat çekiyor.
Derginin Genel Yayın Yönetmeni Sefer Örçen, bu sayının editör yazısında süreci açık ve net bir biçimde konumlandırıyor: ilk sayı
Kafekültür Yayıncılık
2 Nis3 dakikada okunur


“su, benden yakındı, bana”
“Birçok Pembe”, bir duygu rengi olmasıı yanı sıra kaybolan bir sevgilinin izi, bir kentin akşam ışığı, bir iç dünyanın kırılgan haritasıdır. Şair, kimi zaman bir suyun konuşmasına kulak verir, kimi zaman rüzgârın içinden geçen bir benliği arar. Böylece şiir, görünür olanla gizli kalan arasında bir geçit hâline gelir
Kafekültür Yayıncılık
31 Mar4 dakikada okunur


Sabahattin Ali Bütün Eserleri: Yerinde Zamanında ve Şimdi
Başladık. Yerinde. Zamanında. Ve Şimdi. En yeni inceleme, önsöz, yazınsal ve eleştirel yaklaşımlarla. Yayınevimiz editör ve kurucularının Sabahattin Ali'nin yaşam ve kültür yolculuğunun nirengi noktaları konusunda ilginç kesişmeleri olduğunu saklamadığımız bir gerçek. (Edremit-Kırklareli-İstanbul, Ankara... İstanbul Oteli ...) 2020 küresel salgın sonrası Edremit'te duraklayan bu kesişmeler zinciri, pandemik hareketsizliklerin de yardımıyla yörenin kültürel harçlarında karılm
Kafekültür Yayıncılık
27 Mar2 dakikada okunur


Yaşamın Gerçek Maliyeti
Henry David Thoreau’nun Ekonomi Bir Ahlaktır kitabı, ekonomiyi yalnızca üretim ve tüketim değil, bir yaşam ve etik meselesi olarak ele alır. Modern insanın çalışma, tüketim ve özgürlük ilişkisini sorgulayan eser, yaşamın gerçek maliyetini ve ekonomik düzenin nasıl sapma yaşadığını çarpıcı biçimde ortaya koyar.
Kafekültür Yayıncılık
25 Mar3 dakikada okunur


Çin Savaş Sanatı
SAVAŞ SANATI'na Önsöz 孙子兵法 Lionel Giles Çin’i dünyanın en barışsever ulusu olarak düşünmeye alışkın olduğumuzdan, onun savaşın tüm evrelerindeki deneyiminin hiçbir modern devlete benzemez derecede olduğunu zaman zaman unutmamız olasıdır. Çin’in uzun askeri tarihi, öylesine eskiye uzanır ki, zamanın sisleri içinde kaybolur. Çin, Büyük Çin Seddi’ni inşa etmiş ve ilk Roma lejyonerinin Tuna Nehri’nde görülmesinden yüzyıllar önce sınırı boyunca büyük bir sürekli orduyu sürdürüyo
Kafekültür Yayıncılık
20 Mar5 dakikada okunur


Bayram Hediyemiz Şeker Tadında Bir Hikâye
Bayramlık Çehre - Reşat Nuri Güntekin – Zevceniz hanımefendinin resmini nasıl buldunuz? Beş dakikadan beri sehpanın karşısında karısının henüz boyası kurumamış resmini seyreden Nusret Bey isteksiz bir tavır ile dudak bükerek cevap verdi: – Fena değil. Zengin müşterisinden daha büyük bir takdir bekleyen genç ressam asabileşti: – Maahazâ bu tabloyu bütün meslektaşlarım fevkalade beğendi dedi. – Nusret bey bir adım geri çekilmişti. Elini dürbün gibi yaparak gözüne götürdü: – Res
Kafekültür Yayıncılık
18 Mar3 dakikada okunur


"İnsanı Asıl Yok Eden Şey Unutmak Değil, Anlatamamak."
KAFKA'YI YAKMAK YILIN EN GÜÇLÜ YENİ SESLERİNDEN Başarılı şiir ve öykü kitaplarıyla tanıdığımız Özlem Güzelharcan , yeni öykü kitabı Kafka’yı Yakmak ile edebiyat dünyasında dikkat çeken bir çıkış daha yapıyor. Bu söyleşide yazar; kitabın başlığındaki meydan okumanın neyi temsil ettiğini, Kafka’nın dünyasıyla kurduğu ilişkiyi ve “yakmak” metaforunun kendi yazı serüveninde nasıl bir özgürleşme anlamı taşıdığını anlattı. Hafıza ile dil arasındaki kırılgan bağdan kuyu ve gölge i
Kafekültür Yayıncılık
17 Mar6 dakikada okunur
bottom of page
