top of page

Zeplinden Ege'ye



Zeplinden Mektup


Sevgili Ege’ye


Nasılsın demek istiyorum.

Ama fark ettim ki artık ilk cümlem bu değil…

Eskiden hep şöyle başlardık:

“Nasılsın Ege?”

“İyiyim öğretmenim, siz nasılsınız?”

Şimdi ise…

“Uyudun sandım Ege…”

“Uyuyor muydun Ege…”

“Nasılsın Reis…”

Cümleler değişiyor. Ama içindeki bağ değişmiyor.

Hayatımdaki en farklı deneyimlerden birisin.

Seni tek kelimeyle anlat deseler…

Hiç düşünmeden “Beyefendi” derim.

Nazik, kibar, duyarlı… Bugünlerde az rastlanan ne varsa sende var. Ama en çok da şunu seviyorum:

Aklından geçeni, olduğu gibi söylemeni…

İnsanlar düşünür, tartar, susar. Ege ise söyleyiverir.

Olduğu gibi…

Beni en çok şaşırtan da bu zaten.

O doğallığın, içtenliğin, samimiyetin hatta hafif saflığın desem … özellikle saflığın kısmını okuduğunda gülümsemeni tahmin edebiliyorum. Arkasından durup “ama öğretmenim o kadar da değil. Sonra tekrar durup evet biraz olabilir.” Diyeceksindir.

Bir de videoların var tabii…

Onları anlatmaya kalksam, bu mektup uzar gider. Bence en iyisi… Aramızda kalsın.

Ne dersin Ege?

Seni ilk tanıdığım zamanlardan bu zamana ne kadar geliştiğini düşünüyorum. Aslında bunu düşünmemi sağlayan geçen görüşmemizde söylediklerindi. Defterimizde şöyle bir tarihi yolculuğa çıktığımızda ne kadar yol katettiğimizi görmek takdire değer.

Düşünsene ilk zamanlar yapabilir miyim?

Hocam çok fazla ama ben nasıl yapacağım?

Hocam kontrol etmek zor geliyor?

Sizce ben yapabilir miyim? Gibi düşüncelerden, yapılır hocam. Yaparız reis… o iş bende…. Hocam şu dersi fulledim biliyor musunuz? Gibi çok güzel sonuçlara ilerlemenin sen de yarattığı özgüveni ve mutluluğu görmek çok ama çok kıymetli.

Bana sorarsan buna değişim denir. Sessizce, sakince, gürültü patırdı yapmadan amaca doğru güvenilir adımlarla ilerlemek, yani en doğru haliyle…

Ve en güzel tarafı şu:

Bu yolculuğun içindeki o küçük detaylar, espriler… sadece seninle benim aramda.

Ve bu, her şeyden daha kıymetli.

Serüvenin son yedi haftasına girerken artık daha disiplinlisin

Daha farkındasın. Ne yaptığını biliyorsun. Neden yaptığını da…

Eskiden sadece “yapmaya çalışan” bir Ege vardı. Şimdi ise “nasıl yapacağını bilen” bir Ege var. Bu çok büyük bir fark. Çünkü artık sadece görevleri yerine getirmiyorsun, kendi sistemini kuruyorsun. Kendi zihnini yönetiyorsun.

Ve inan bana…

İnsanın kendini yönetmeyi öğrenmesi, hayatta kazanabileceği en büyük güçlerden biridir.

Belki sen de farkındasın… Artık zor gelen şeyler seni korkutmuyor. Sadece biraz düşündürüyor. Ve sonra diyorsun ki: “Bunu da çözerim.” İşte tam olarak bu…

Değişim dediğimiz şey, bir anda olan bir şey değil. Senin yaptığın gibi, adım adım, fark etmeden büyüyen bir süreç.

Ve ben bu sürecin her anına şahidim. O yüzden sana sadece şunu söylemek istiyorum Ege: Kendinle gurur duymalısın.

Ama yorgunluk yok…

Çünkü bu son yedi hafta, aslında en kritik yedi hafta. Bu süreçte yapacağın her şey, sadece bugünü değil, gelecekteki seni de inşa edecek. Ve ben biliyorum… biliyorum derken gözlemliyorum. Süreçte yaklaşımın, sorumluluk duygun taşıdığın inancı görüyorum.

Sen artık

“yapabilir miyim?” diyen Ege değilsin.

Sen,

“nasıl daha iyi yaparım?” diye düşünen Ege’sin.

Aradaki fark mı?

Birincisi hayal kurar,

ikincisi hedefe yürür.

Ve sen yürümeye başladın bile…

Beni en çok şaşırttığın noktalardan birini daha söylemeden geçemeyeceğim. Müzik senin için nasıl bir etki hayatında, elektro gitar çalarken, birden arabesk dinleyebilen beyefendi bir moda geçebiliyorsun. Hayatta da böyle gibisin, hiç beklemedik anlarda harika çıkışlar yapabiliyorsun.

İçinde bir kabadayı gizli beyefendi.

Elektro gitardan, arabeske geçebilen bir müzik çizgisinden,

Olduğu gibi doğal, kendi ile inanılmaz barışık.

Artık yürümen gereken yolu, ulaşman gereken hedefi bildiğine göre birazcık sabır ekliyoruz.

İşte bu yürümeye başladığın yol, senin yolun Ege.

Bazen hızlanacaksın, bazen yorulacaksın, bazen durup düşüneceksin. Ama artık biliyorum ki sen durduğun yerde kalan biri değilsin. Düşünürsün, toparlanırsın ve yine kendine yakışan o sakin kararlılıkla devam edersin.

Bu son yedi hafta, sadece bir sınava hazırlık süreci değil; senin kendini daha yakından tanıdığın, gücünü fark ettiğin, “ben bunu yapabilirim” cümlesini gerçekten sahiplendiğin bir dönem olacak.

Benim senden beklentim mükemmel olman değil.

Benim senden beklentim, kendi emeğine sahip çıkman.

Çünkü sen emek verdiğinde neler yapabildiğini artık gördün.

Ve unutma Reis…

Bazı yollar çok ses çıkararak yürünmez.

Bazı başarılar sessizce büyür.

Seninki de öyle oldu.

Sessiz, sakin ama çok kıymetli bir değişim…

Yolun açık olsun Ege.

Ben bu yolculukta sana eşlik etmekten gerçekten çok mutluyum.

Sevgilerimle


Müzik önerisi: https://youtu.be/PKG_EVEs0Ck?list=PLczFyaI8DEziDweHg5EmbI8arUpsIygY2


 
 
 

Yorumlar


bottom of page