top of page

Bir Öğrenciden Fazlası


Sevgili Çınar Tuna


Tanıştığımızda adı Çınar olan ama sonradan Tuna eklenen sevgili öğrencim. Aslında seni görmeden de hakkında az çok bilgim vardı. Nasıl ve nereden bilgim olduğunu sen biliyorsun.

Yolculuğumuza başlayalı oldukça uzun geçti. Sona yaklaşıyoruz. Ne girdaplardan geçtik diye düşünüyorum.


Birlikte yolculuk etmeye alışmanın başlangıçta zor olduğunu düşünüyorum. Senin için hayatına birisini kabul etmek, güvenmek ona duygularını, beklentilerini anlatmak alışkın olmadığın bir durumdu. Aslında insanın rutininde olan bu durum sende yeterinden azdı.

Yolculuğumuz doğal, kendi halinde zorlamadan istediğimiz hedeflere doğru giden bir hal almaya başladı.


Seninle derse otururken gözlerinin içinin gülmesi paha biçilemez. Benim içinde böyle beklenmek çok ama çok anlamlı. Ders başında annene: “Hadi artık, gider misin?” rutinimiz oldu.


İşin doğrusu başlangıçta çalışmayı çok da bildiğini söyleyemem. Çalışıyormuş gibi yapmak da değildi senin ki. Yaptıklarının çalışmak olduğunu düşünüyordun. Sana göre çalışmak öyle bir şeydi. Şimdiki Tuna zaman yolculuğuna çıksa 2 yıl önceki Tuna’ya neler söylerdi? Aslında bunu çok kere düşündük ve buradan yola çıkarak, gelecekteki Tuna’nın teşekkür etmesi için değişiklikler yapmaya çalıştık.


Her zaman dürüst olmak senin en belirgin özelliğin. Hayatta hiç alavere dalaveresi olmayan bir birey olmak, özgüven getirir her zaman.

En büyük çekişmemiz nedir?

Bizi tanıyan herkesin bildiği?

"Senin insanları organize ettiğin bu durum? Neydi?" diye sorsam herkes söyler.

“Kırmızı kalem”... Israrla sürekli kırmızı kalem ile yazmayı istemem. Hayır dediğimde anlamlandırmadığın özelliğim. Aramızdaki büyük rekabet.

Bir de Necati var. Sevmiyorum, Necati’yi ama neden olduğunu asla çözmediğin bu durum. Buraları okurken gülümsediğini tahmin edebiliyorum.

Aslında dönüp baktığımda seni en çok anlatan şeylerden biri de bu.

Bir şeyleri olduğu gibi kabul etmemen.

Merak etmen.

Sorgulaman.

Bazen peşini bırakmaman.

Bazen de haklı olduğuna o kadar inanman ki karşı tarafın fikrini değiştirebileceğini düşünmen.

İtiraf edeyim, bazı konularda başarılı da oldun.

Ama kırmızı kalem konusunda olamadın ve Necati konusunda da


Belki de bazı savaşlar kazanılmak için değil, sürdürülmek için vardır. Ne dersin? Hep derim ben öğrencilerimle çok konuşur, çok savaşır ama öğrenirim de. Kırmızı kalem, Necati ve unuttum sandın ama unutmadım. Parfüm… koku… benim en hassas noktalarımdan biri senin en çok bilgi sahibi olduğun konulardan biri. Kıskançlık iyi bir şey olmasa da ben senin parfüm koleksiyonunu kıskanıyorum. Kokular üzerine engin bilgilerinden yararlanarak bir hafıza çalışması yapacağız seninle. Bana kalsa oradan bir kitap bile çıkar. Ne dersin?


Son iki yılda senden çok şey öğrendim Tuna. Bir insanın dürüst olmasının ne kadar büyük bir güç olduğunu bir kez daha gördüm. Çünkü dürüst insanın aklında taşıdığı yük daha az oluyor. Rol yapmıyor. Enerjisini gereksiz işlere harcamıyor.


Canın sıkkınsa belliydi.

Mutluysan belliydi.

Bir şeyi istemiyorsan belliydi.

İstiyorsan da zaten hepimiz biliyorduk. Son zamanlarda sana baktığımda iki yıl önceki öğrenciyi görmüyorum. Ne istediğini daha iyi bilen, hedeflerini oluşturan, kararlarının arkasında duran genç bir insan görüyorum. Daha dün konuştuk. Gelecekte yapmak istediklerin, yaşamak istediğin hayat, bunun için vermen gereken emek ve kurduğun planlar... Hatta uzmanlığını yapmak istediğin bölümü söylediğinde şaşırdım. İlk defa duyuyordum


Bak, şimdi sana bu satırları kendi zeplinimden yazıyorum Çınar Tuna. Ama artık sen de kendi zeplininin içindesin. Üstelik yolcu koltuğunda değil, kaptan koltuğunda. Eskiden, ne yapacağını bilemeden rüzgarda savrulan Tuna değilsin. Sen bu süreçte kendi zeplininin kaptanı oldun.


Aşağıda, yeryüzünde kimin ne yaptığına, başkalarının hangi yollardan gittiğine hiç takılmadan, tamamen kendi rotana odaklandın. Başkalarının hayatı, başkalarının başarıları ya da başarısızlıkları seni hiç ilgilendirmedi; sen sadece kendi gökyüzüne bakıyorsun.

En önemlisi de ne biliyor musun? Bu süreci bilinçli bir şekilde gelmen. Kararlılıkla gelmen. Artık ne istediğini çok iyi bilen, özgüveni yüksek, adımlarını nereye basacağını kestiren bir Tuna var karşımda. O eski "çalışıyormuş gibi" gelen günlerin yerini, şimdi ne yaptığını bilerek, inanarak ve çok daha verimli çalışarak geçirdiğin günler aldı. Gelecekteki Tuna’nın sana teşekkür etmesi için çıktığımız bu yolda, o teşekkür mektubunu şimdiden hak ettin bile.

Hazırlandığımız sürecin sonucu ne olursa olsun, senin adına içim rahat.

Çünkü ben sadece çalışan bir öğrenci değil, büyüyen bir insan gördüm.

Ve bu bana çok şey anlatıyor.


Şimdi önünde yeni yollar var.

Yeni insanlar.

Yeni hedefler.

Ama umarım yıllar sonra bir yerde kırmızı bir kalem gördüğünde, Necati ismini duyduğunda ya da anneni odadan göndermeye çalıştığın o dersleri hatırladığında yüzünde küçük bir gülümseme belirir.

Çünkü benim yüzümde kesinlikle belirecek.

Kırmızı kalemimi şimdilik bir kenara bırakıyor, Necati'ye hâlâ mesafeli duruyor ve seni kocaman kucaklıyorum.

Gelecekteki tüm başarılarında, o gözlerinin içinin güldüğü günlerde buluşmak üzere...


Müzik önerisi:

 
 
 

Yorumlar


bottom of page