top of page

Sinan Kahyaoğlu’nun Yeni Yolu

Kaz Dağı Bilgesi Dijitalde: Sinan Kahyaoğlu’nun Yeni Yolu


Kazdağları’nın eteklerinden yükselen bilgelik, bugün yalnızca köy meydanlarında ya da kitap raflarında değil, aynı zamanda dijital dünyanın akışkan mecralarında da görünür olmaya başladı. Sinan Kahyaoğlu, yıllardır Anadolu kültürünü, felsefesini ve mitolojisini ele alan çalışmalarıyla tanınıyordu; şimdi ise resmi Instagram profili aracılığıyla bu birikimini daha geniş bir toplulukla paylaşmaya yöneliyor.


Kahyaoğlu’nun profili, “Kaz Dağı Bilgesi Tahtakuşlarlı Eğitimci-Yazar” ifadesiyle açılıyor. Bu, salt bir tanım değil; doğa ile tarihin, gelenek ile çağdaşlığın, kökler ile gelecek arasındaki bütünleşmenin özeti. Henüz yeni olan bu profil, sosyal medya hızının peşine düşmektense, bilgiyi sakince ve derinlikli bir şekilde aktarma arzusunu temsil ediyor.


Dijital Dünyada Bilinçli Bir Durak


Kafekültür’de yayımlanan söyleşilerinde ve eserlerinde vurguladığı gibi Kahyaoğlu, modern yaşamın sürekli hız ve tüketim çağrısına karşı bir “duruş” geliştiriyor. Bak Hele kitabında zaman üzerine yaptığı felsefi okumada şu cümle dikkat çekiyor:


“İnsan şimdiki An’da yaşar. Yani ömür An’dır. İnsan An’da yaşar. Bunu ömür bir gündür o da bu gündür diye ifade etmişlerdir. Her An farklıdır.”


Bu yaklaşım, Instagram’daki varlığının da ruhunu belirliyor: anda kalmak, kökleri unutmadan bugünü yaşamak.


Çağdaş Yaşama Eleştiriler


Sinan Kahyaoğlu’nun eserlerinde çağdaş dünyaya yönelttiği eleştiriler, yeni dijital yolculuğunu da anlamlı kılıyor. Tahta Kılıç’ta, modernleşme ve kentleşmenin getirdiği kopuşları şöyle dile getiriyor:


“Teknolojinin gelişmesi tahta biçme işini değiştirmiştir… Kapalı bir hayatları olan Tahtacılar kentleşmişlerdir. Bugün bile esnaflık ve memurluk yaygındır. Fakat ekonomik ilişkilerin karmaşıklaşmasıyla kültürden kopuş da hızlanmıştır.”


Bilgeliğin Dijital Yansıması


Kahyaoğlu’nun yeni Instagram profili, bu eleştirel ve bilinçli yaklaşımı dijital farkındalıkla harmanlama potansiyeline sahip. Takipçilere yalnızca doğa ve tarih bilgisi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda “nasıl daha bilinçli yaşanır, nasıl kültürel süreklilik korunur” sorularına da yanıt aratıyor.


Onun sözleriyle, “Doğa modern insan için bir seraptır” — ama bu serabı gerçeğe dönüştürmek, dijital çağda da mümkündür. Fotoğraflar, kısa yazılar ve küçük alıntılar, hızla akıp giden gündelik akış içinde köklere tutunmanın bir yolu olabilir.


Sonuç


Sinan Kahyaoğlu’nun eserleri ve yeni dijital profili birleştiğinde ortaya çıkan şey şudur: bilgelikle yoğrulmuş bir dijital farkındalık çağrısı. Zeytin ağaçlarının kökleri gibi derine uzanan, Sarıkız efsanesi gibi halkın belleğinde yer eden, Tahta Kılıç gibi kültürün sertliğini ve direncini temsil eden bir duruş…


Bu yeni Instagram profili, sadece bir tanıtım aracı değil; çağdaş yaşamın eleştirilerini, kültürel kökleri ve dijital bilinci birleştiren bir dijital mekân.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page