Kafekültür Kış 2025
- Kafekültür Yayıncılık
- 3 gün önce
- 3 dakikada okunur

Yeni Sezon, Yeni Hikâyeler – Yedi Yeni Kitapla Yeni Bir Evren
Kış mevsimine girerken Kafekültür rafları, farklı disiplinlerin, köklü anlatı geleneklerinin ve bugünün zihinsel kıpırtılarının birleştiği altı güçlü kitapla genişliyor. Bu sezon, edebiyattan tarihe, bilimkurgudan kültürel belleğe kadar uzanan bir yayın politikasıyla okura “çeşitlilik içinde bütünlük” vadeden özel bir seçki hazırladık. Her kitap, kendi alanında yeni bir tartışma açıyor; her yazar, sesini kitabın ötesine taşıyarak Kafekültür’ün ortak hikâyesine katkı sunuyor.
Zamanı Sınamak – A. Levent Suntay
Konstantiniyye Dörtlemesi I
Konstantiniyye’ye sadece bakmıyor; onunla konuşuyor.
Levent Suntay’ın romanı, geçmişi bugünden yeniden kuran bir “bilinç mimarisi”. Tarihin sokaklarında dolaştırıyor ama bunu tarihsel roman klişelerine yaslanmadan yapıyor. Zamanı Sınamak, şehirle kurduğumuz ilişkiyi kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürüyor.
Bu kitap, sezonun “entelektüel çekirdeği”.
Elveda Babaanne – Ayşegül Ünal
Ayşegül Ünal’ın romanı, kişisel bir kaybın toplumsal hafızayla temas ettiği yerde duygusal olduğu kadar tarihsel bir derinlik de kuruyor. Ünal, aile içi sessizlikleri, kuşaklar arası gölgeleri ve büyümenin kırılgan anlarını yalın ama etkileyici bir dille anlatıyor. Modern Türkçe ile yeniden işlenen romanda, hem bireysel hem kolektif bir vedanın izini sürüyoruz. Kış mevsimine en çok yakışan kitaplardan biri.
Kemene – Sinan Kahyaoğlu
Kültür kitaplarının çoğu bilgi verir; çok azı ruh taşır.
Sinan Kahyaoğlu’nun Kemene’si ruh taşıyan kitaplardan.
Tahtacı Türkmen kültürü, ritim kavramı, insan-coğrafya ilişkisi… Bunlar yalnızca akademik maddeler değil; bir yaşam biçiminin kodları.
Kemene, kültürel mirası korumayı bir sorumluluk olmaktan çıkarıp bir haz alanına dönüştürüyor.
Sezonun “kültürel omurgası”.
Poseidon Projesi – Dr. İlker Selman
Türkiye’de bilimkurgu hâlâ bir mücadele alanı. İlker Selman ise bu alanın su üstüne çıkmamış potansiyellerini ciddiyetle işleyen nadir yazarlardan. Çok ses getiren Termal Eşik'ten hemen sonra yayımladığı Poseidon Projesi, su altı teknolojileri, siber yansımalar ve mitolojik bilinç arasında nefes kesici bir hat çiziyor.
Bu roman, sadece tür okurlarına değil, ileriyi görmek isteyen herkese hitap ediyor.
Sezonun “vizyon açıcı” kitabı.
Pakildas – ilk sayı
Kafekültür’ün kültür-sanat dergisi Pakıldas, bu sezon “kış özel” formatıyla yepyeni bir tasarım ve içerik stratejisi sunuyor. Müzikten edebiyata, görsel sanatlardan bağımsız düşünce platformlarına kadar geniş bir yelpazede güncel tartışmaları bir araya getiriyor. Derginin yeni sayısı, dosya konuları ve disiplinlerarası yaklaşımıyla Kafekültür ekosisteminin nabzını tutuyor.
Freud Sözlüğü– Emine Ebru
Psikanaliz, bugün hâlâ insan zihninin en cesur tartışma alanı.
Emine Ebru, Freud’un kavramlarını tozlu akademik raflardan çekip alıyor, güncel bireyin sorularıyla buluşturuyor. Açıklığı, doğruluğu ve kuramsal netliğiyle, bu sözlük yalnızca öğrenciler için değil; düşünmeyi ciddiye alan herkes için bir başvuru kitabı.
Sezonun “zihinsel laboratuvarı”.
Carmen Haremde - yeni baskı
Bu kitap ayrı bir yerde duruyor.Cesaretiyle, estetiğiyle, miras aldığı hikâyenin büyüklüğüyle.
Prosper Mérimée’nin Carmen’i…Balenin, operanın, dünya kültür tarihinin en ikonik kadınlarından biri…
Ve şimdi?Yaşıyor.Hem de İstanbul’da.1830’ların o büyülü, buğulu, tehlikeli, büyütülmüş İstanbul’unda.
Sefarad kökenli Türk yazar Raşel Rakella Asal, Carmen’i yalnızca devam ettirmiyor; ona yeni bir beden, yeni bir ritim, yeni bir kader yazıyor.Aşkın en eski hâliyle en yeni hâlinin buluşma noktası.Carmen Haremde, tutkuyu yalnızca anlatmıyor — içerden yakıyor.
Sezonun “ateş hattı” kitabı.
Çok Sesli, Çok Katmanlı, Tek Bir Çatı
Bu yedi kitap, Kafekültür’ün yayıncılıkta sürdürdüğü kültürel çeşitlilik, entelektüel dürüstlük ve uzun soluklu editöryal yatırım yaklaşımını güçlü bir şekilde temsil ediyor. Her biri farklı bir duyguyu, farklı bir toplumsal soruyu ve farklı bir türü okura sunarken; ortak noktaları, anlatının dönüştürücü gücüne duyulan inanç.
Kış 2025, Kafekültür için bir sezon değil; bir pozisyon alma, bir vizyon tazeleme, yeni bir hikâye kurma zamanı.
Okurlarla aynı masanın etrafında buluştuğumuz, sesimizi birlikte büyüttüğümüz bir sezon olsun.




Yorumlar