İmzalı Halil Gökhan Kitap Seti (11 Kitap)

Kafekitap fiyatı:
0,00 TL

SATIN ALMAK için Tıklayın.
istanbulkitapcisi.com

İmzalı Halil Gökhan Kitap Seti (11 Kitap) hakkında

Kafekültür “imzalı kitap setleri” kampanyasına başlıyor. 
Öncelikli olarak yayınevimizin hem yazarı hem de başeditörü olan HALİL GÖKHAN'ın roman-öykü-şiir-deneme-söyleşi 
kitaplarından oluşan 11 kitaplık bir seti okurlara sunuyoruz. Kafekültür'ün geniş yerli yazar topluluğunun imzalı 
kitapları ve setleri çok yakında sizlerle olacak. Kaçırmayın.
 
1. Urbaga / Halil Gökhan / anlatı / 80 sayfa / 2020 / 22,5 TL
 
Şu dünyada kendinizi korumanız gereken durumlardan birisi erkek dedikodusuna, diğer de erkek duygusallığına maruz 
kalmaktır. Zira çoğunlukla kadına atfedilen bu iki hususta da, aslında kadınlar erkeğin eline su bile dökemez. 
Hele terk edilen, aldatılan, ilişkisinde mutlu olmayan bir erkeğin yakınlarındaysanız, vay halinize. 
Tabii ki kişisel bir yargı bu ve böyle bir erkeği anlatmada Halil Gökhan'ın başarısını yadsıyamayız. 
Umutsuz Romantik Bir Adamın Günlük Acıları isimli son kitabında Gökhan, ‘âşık' bir adamın yaşadıklarını anlatıyor. 
ÇAĞLAYAN ÇEVİK, Hürriyet
 
2. Yaz / Halil Gökhan / şiir / 82 sayfa / 2019 / 20 TL
 
Şiire, şiir çevirilerine ve eleştirisine edebiyata başladığı tarihlerden bu yana yoğun olarak zaman ayıran 
Halil Gökhan'ın başat uğraşı Şiir'dir denilmelidir. İlk şiir kitabını basılı olarak 2017'de 50. yaşında 
çıkaran şairin (Melek Zamanı) ikinci şiir kitabı Yaz ilk kitabın devamı ve yoldaşı niteliğinde.
 
3. Aşk: Giriş Gelişme ve Sonuç / Halil Gökhan / derleme / 400 sayfa / 2017 / 35 TL
 
Bu kitabın önsözünü ünlü Aşk Filozofu Alain de Botton kaleme aldı. Aşk: Kısa süren sonsuz mutluluk! 
Nedenlerini kimyayla sonuçlarını simyayla açıklayageldiğimiz, derinlerde değilse de bulutların üstünde 
yüzen bu harika konu “kısa süren sonsuz mutluluk” olarak da adlandırılır çoğu zaman. Aşk'a çok girişler 
yaparız, gelişmelerde genellikle takılır ve sonuçlarla da asla yetinemeyiz. Felsefe, psikoloji ve 
edebiyatın seçme, önemli eser ve düşünürlerinden, şairlerinden ve yazarlarından alarak donattığımız 
AŞK adlı bu yapıtın Giriş Gelişme ve Sonuç bölümlerinde aşkın kronik sözcüleri tüm duyarlılıkları, 
keskin zekâları hatta zaaflarıyla boy gösteriyor. Her 14 Şubat Sevgililer Günü adına her yılın 
hediye kitabı olan bu kitabı gözü kapalı armağan edebilir, aşkın gizemli rüzgârına kapıldıktan sonra da 
rahatlıkla okuyabilirsiniz. Aşk'ı bilmenin zamanı şimdi.
 
4. Dolu Ağız Triloji / Halil Gökhan / romanlar / 320 sayfa / 2016 / 35 TL
 
Yedinci, Dolu Ağız ve Yeni Sevgili. Bir gün bu romanların yazarı onların aslında birbirinin devamı olduğunu 
hissediyor ve hepsini bir arada yeniden yazmaya karar veriyor. Romanlar, kişiler, olaylar, hikayeler 
değişiyor, bir arada olunca. Bir başka okuma, başka bir edebiyat macerası.
Dolu Ağız, romanın ikinci cildinde sorun şu: Karanlık bir hekimin diktiği ağız bir daha o suçları 
işleyebilecek mi? İlk cilt, Yedinci, kara film yönetmenlerini bir askeri darbe sonrasında yabancı 
bir ülkede bir kütüphaneden kurtuluş için birbirlerine hikayeler anlatmalarıyla başlıyor.
Yeni Sevgili. Her karmaşık ve imkansız aşkın arkasında ruhun karanlık yanlarının olduğunu itiraf 
etmeye yanaştırıyor yazarını. “Ağzımı diktirmek için başvurduğum azılı katiller, rastladığım belalı 
serseriler de bir hekimin ölümüne mal olan kutsal görevi yerine getirmekte tereddüt etmeselerdi, 
şu anda burada sizinle konuşuyor olmazdım. Şimdi düşünüyorum da onların tereddüt etmeleri, beni sadece bir 
cinayete sürüklemedi; zaten her kim olursa olsun insanların belirli bir gayretin üstüne çıkmaktan yoksun 
yaratılmış olduklarını biliyor olmam beni aynı zamanda başkalarının felaketlerine karşı duyarsız kıldı."
 
5. Melek Zamanı / Halil Gökhan / şiir / 96 sayfa / 2017 / 20 TL
 
“Bu şiirlerin hepsi de aşk şiirleri. Hep bir şiir kitabım olsun istiyordum, belki de otuz senedir. Belki yirmiye yakın şiir kitabı yazdım kitap olarak. Nedense bir türlü yayımlanmadı. Geçmiş, hüzün, sosyal ve kişisel bunalımlar, unutuş, acılar, hatta şiir ve şairin kendisi için bile yüzlerce şiir yazdım. Hiç aşk şiiri yazmamıştım kırklı yaşlarıma kadar. Melek Zamanı bu aşk şiiri dönemimin şiirleri. Aşktan boğmak istemiyorum kimseyi, ama yine de baktığımda hayatın her anı ve tadı içinde o kadar çok ve yok ki Aşk. Kalabalıklar da aşkın temel bir yakıcılığı. Sevecek kimse bulamamak ile seçememek aynı ateşler gibi gelmiyor mu size de? Melek Zamanı, aşkın iyi taraflarına adanmış bir şiir kitabı. Aşkın her şeyini anlamış ve anlatmış saymıyorum kendimi. Sadece bana sahici bir şair hediye eden aşka karşı iyimser olmaya çalıştım ve artık yayımlanmış bir şiir kitabım olsun istiyorum...” Halil Gökhan
“Yoksun ve bunun bir yıldızı olmalı gökte / Başımı çevirdiğimde ben görmeden kayan bir yıldız / Sabahları penceremde gün ağarmadan parıldasın ya da / Senin ışığın getirsin senin yokluğunu işte böyle dayanabilirim ancak / Yokluğuna, aramızdaki zamana ve uzaklara”
 
6. Kentlerin Yazısı / Halil Gökhan / denemeler / 240 sayfa / 2017 / 25 TL
 
“Kent bomboş. Üzerinde insanlar, arabalar, sinemalar, reklamlar ve köprüler dolaşıyor, ama kent bomboş. Bir Fellini Roma'sı ya da Solanas'ın Buenos Aires'i gibi… El Sur (Güney) taş sokakları yalıyor Tango zamanı. Boş kentler renksiz görünür. Avrupa'nın kentlerinde öğle vakti ya da akşam yemeğinden sonar yer eden bu renksizlik deniz kenarındaki kentlerde yerini mavinin soluk tonlarına bırakır. Boş kent, kımıltısız bir deniz kadar sessizdir çünkü. Deniz için fırtına neyse kent için insanların kalabalığı odur. Kentler kurulalı birkaç binyıl oldu olmasına, ama kent hayatının neresindeyiz artık? Barbarların istilasından korkan kentlerden uygarlığın çöplüklerine dönüşen kentlere, at üstünde girilen kentlerden bir terör bombasının tehdidiyle kaçılan kentlere gelinceye kadar neredeyiz?
‘Belki de kent yaşamının kriz noktasındayız,' diyor Italo Calvino “Görünmez Kentler”de. Ona göre ‘Görünmez Kentler' yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüya.” Kentlerin Yazısı, yazar Halil Gökhan'ın ikibinli yıllardan günümüze kadar kaleme aldığı kent, kültür, edebiyat ve sanat konulu denemelerinden oluşuyor.
 
7. Şiir Ajandası / Halil Gökhan / ajanda defter / 160 sayfa / 2016 / 15 TL
 
Şiir Ajandası 2066 çıktı. Evet, önümüzdeki 50 yıl boyunca dilediğiniz kadar, dilediğiniz yer ve saatte yazabileceğiniz şiirleriniz için hazırlanmış bu zaman barınağı bütün şairleri bekliyor.
Şiir nasıl yazılır, nereye ve neden yazılmaz? Bu sorular aslında ne kadar önemli? Şiir, gerçeklere tahammül edemeyen duyguların gerçek sesidir gerçekten de… “Büyük şiir, düşünceleri doyurmaz, allak bullak eder,” diyor Montaigne. Balzac, “Aşk, duyguların şiiridir.” diyerek tek bir duygusal deneyimi yüceltirken “Her aşık, şairdir.” diyen Platon'u uzaktan selamlıyor. Yazdıkça, şiirin ajandası, takvimi ve tarihi gözler önüne serilecek… Susmuyoruz: Şiir yaz, ey şair! Ancak böyle konuşabilirsin içinde susturamadığın sessizlikle.
 
8. Dünyanın En Güzel 100 Şiiri / Halil Gökhan / antoloji / 320 sayfa / 2016 / 30 TL
 
Şiir okumayı neredeyse unutacağız, şiir alıntıları ve özdeyiş yerine kullanılan kupkuru dizeler yüzünden. Bir şiir okumak, şairini, toprağını ve dolayımını da anlamakla, keşfetmekle mümkündür.
Dünya şiiri diye kestirip atamayız ya da aslında Türk (Türkçe) şiir diye de bir şey gerçekte yoktur. Şiir vardır. Şiir ülkeler diller ve sınırlar üstüdür. Şiir dünyayı hissetmektir. Tamamını. Oradaki kıstırılmış, yalnız insanın kurtuluş arzusunu, tutku yollarını. Aşk, acı, yalnızlık, kayıplar, ölüm, neşe, sevinç, mutluluk ve hayaller vardır Şiir'de… En çok hayatın özüdür Şiir. Şiirin özü hayattır, zamandır, gelecek ve geçmiştir. Ve Şiir geçmemiştir. Şiir hala vazgeçmedi İnsan'dan… İnsansa okuma uygarlığında duyularının ulaştığı son Altın Ülke olan şiirden neredeyse vazgeçecek gibi… Evet bu kitap biraz da Şiir'in son gemisi. Hiç peygamberi, tufanı, kutsal kitabı olmayan, kendi başına bu dünyaya şairler aracılığıyla gelip konan Söz'ün gemisi. 100 Şair ve onların en güzel 100 şiiriyle insanı uğurluyoruz, ona yeni bir başlangıç atfederek; sözüne geri dönmesi için bu 100 Şair onları bu muhteşem insani şölene çağırıyorlar. Daha fazla geç kalmadan. Dünyanın bu 100 Şiir'e çok ihtiyacı var.
 
9. Anahtar Deliği / Halil Gökhan / öyküler / 94 sayfa / 2017 / 15 TL
 
Halil Gökhan'ın ilk öykü kitabı Anahtar Deliği yeni basımıyla okurlarla buluşuyor.
90'lı yıllarda henüz kitapları çıkmadan aldığı öykü ödülleriyle dikkat çeken yazar, bugün birçok roman ve deneme kitabının yazarı. Anahtar Deliği, yazarın magazin dergilerinden bloglara, öykü ve edebiyat dergilerine kadar yer alan olgunluk öncesi dönemi öykülerinden oluşuyor. Konularını aşk, cinsellik, erotizm, bireyin yaşamdaki zihinsel yolculuklarından alan Anahtar Deliği öyküleri, yekpare olmasa da aynı duygu coğrafyasının yaratıları. Yazar öykülerinde, aşkın bütün Akdeniz kokularını içine çekip tutku ve şehvetten nefessiz kalıncaya kadar kadını ve erkeği en çıplak topraklarda betimliyor.
 
10. Nasıl Yazıyorlar? / Halil Gökhan / söyleşi / 308 sayfa / 2014 / 30 TL
 
Yazarların en önemli ve hassas noktaları yazı odaları... Buralara girmek herkesin harcı değil. Bu odalar korundukça ve kollandıkça, yazarlar büyürler. Bu odalar son yıllarda şeffaflaşıyor yazarların iradesi dışında. Yazmanın bir okulu yoksa ve yazı sanatının damarlarından hala kan akıyorsa ustadan çırağa gerçekleşen bu miras yazı sanatının bütün özel niteliklerinin devamı anlamına geliyor. 40 çağdaş yazar kendi odalarını bütün okurlara ve yazarlara açtı Nasıl Yazıyorlar? ile:
Ali Teoman - Aşkın Güngör - Ataol Behramoğlu - Atilla Şenkon - Aycan Türk - Aydan Gündüz - Buket Uzuner - Bülent Güldal - Derya Çolpan - Esen Özman - Fikret Demirağ - Füsun Akatlı - Gültekin Emre - Hakan Bıçakcı - Hakan Şenocak - Hasan Ali Toptaş - Hasan Öztoprak - Haydar Ergülen - Hüseyin Alemdar - Hüseyin Peker - Kaya Genç - Mehmet Serdar - Meltem Arıkan - Mine Söğüt - Muammer Yüksel - Mustafa Türker Erşen - Nedim Gürsel - Oğuzhan Akay - Orkun Uçar - Osman Özbaş - Özcan Karabulut - Özlem Kumrular - Raşel Rakella Asal - Rıza Kıraç - Sadık Yemni - Semra Topal - Seran Demiral - Sina Akyol - Uğur Kökden - Ümit Kireççi
 
11. Yazının Hyper Derecesi / Halil Gökhan / deneme / 240sayfa / 2019 / 25 TL
 
Sanayi devlerinin son ucu olan ve 20. yüzyılın son çeyreğini kasıp kavuran dijital tufanın ortalarında bir kitap tutarlılığı gözetilerek yazılmaya başlanan “akıllı” yazılardan oluşuyor. O bakımdan okunup atılacak cinsten yazılar değil. Bu yazıların yaratıcısı aynı dönemde yaklaşan sanal kasırga karşısında medyalar, yazarlar ve akademisyenler için bir hayatta kalma kılavuzu olarak ürettiği kitap dizisiyle de yeni medyaları topyekun anlama, kullanma ve üzerine düşünme çağrısında bulunmuş ve bunun paralelinde bu “hyper” yazılarla da katkı sağlamaya çalışmıştı. Yazının Hyper Derecesi bu anlamıyla Yazı'nın kıyamet-öncesi alameti sayılan ünlü Fransız düşünür Roland Barthes'ın Yazının Sıfır Derecesi kitabına da halen yaşanan kıyamet-sonrası zamandan göz kırpmaya devam ediyor. Yazının yokoluşu sonrası yazılı kültür ile yazısız bir kültür üzerine düşünce denemeleri...